Tiny Book

3 Mayıs 2016 Salı

Yaşamdan Gerçek Kesitler , Bir Ceza Avukatının Anıları...

KÜNYE
Kitap adı:Bir Ceza Avukatının Anıları
Yazar:Faruk EREM
Sayfa Sayısı:95
Türü:Anı
Yayınevi:Murat Kitabevi

Bu sefer biraz hızlı davranmak istedim. Tabiiki kitabın sayfa sayısının az olması da bana çok yardımcı oldu. Uzun zaman önce aldığım, ama okumak için öncelik vermediğim bir kitaptı.


Kitabı;kendisine hayranlık duyduğum, çok değerli hocamız Muhammet ÖZEKES önermişti. Hiç vakit kaybetmeden almıştım. Şu an keşke daha erken okusaydım diye düşünüyorum. Hukuk öğrencilerinin okuması gereken bir kitap. Çünkü derslerde her zaman soyut şeyler öğreniyoruz. Gerçek hayatta nasıl karşımıza çıkabilir ya da dünya nasıl bir yerde ne kadar tuhaf şeyler olabilir, diye merak ediyorsak bu kitap birebir. 

Faruk EREM bu kitapta anılarını ve meslektaşlarından duyduğu olayları, meslek sırrı nedeni ile kişilerin adlarını değiştirerek yazmış. Olayları okurken çoğu zaman şaşırıyor ve tüyleriniz diken diken oluyor. Farklı insanların farklı hayatları olduğunu görüyorsunuz. Yaşadığımızın yerin ne kadar acımasız bir yer olduğunu fark ediyorsunuz. Sonra bunların sadece Türkiye’de olduğunu görüyor ve dünyada neler olup bittiğini düşünüyorsunuz. Farkındalık için gerçekten çok güzel bir kitap. İster hukuk okuyun ister başka bir şeylerle meşgul olun,beni önerim mutlaka okuyun.

Eklemek istediğim bir başka şeyde kitabı okumayı güçleştiren çok fazla etken var. Özellikle noktalama yanlışları… Açıkçası yayınevinin basımda buna dikkat etmesi isterdim . Kitap daha çok günlük konuşma dilinde, devrik ve kısa cümleler ile yazılmış. Bu yüzden biraz aksamaya neden oluyor ama yine de zevkle okuyacağınız bir kitap.

Bu kitap sayesinde çok değerli bir hukukçuyu da tanıma fırsatı buldum. Bu güzel kitabı biz gelecek nesillere bırakan Faruk EREM’e teşekkürü borç bilirim. 
   Huzur İçinde Yatsın...  



                                                                            Alıntılar:

Bir tuhaftır ceza avukatlığı. Ayıplamayacaksınız, kızmayacaksınız, ağlamayacaksınız da. Bunlar olmaz mı? olur. Ama hep içinizde olmalı. Bakışlarınızda kaçak bulunmasın. Karşınızdaki suçlunun gözlerinin içine bakın, dostça. Orada derdini dökmek isteyen "insan"ı göreceksiniz. Bundan sonrası kolaylaşır. "İnsan, insanın zehrini alır" derler, halk dilinde. Ceza avukatlığının yarısı budur.

Eğer insanın nasıl soğudunu bilmezseniz, ölüm cezasını cesaretle savunursunuz. Öyle ya, herkesin ısısı kendine (!)

Ölüm cezasına hükmedilmesinden, bu cezanın yerine getirilmesine kadar uzunca bir süre geçer. Buna "Korkunç Süre" adını verebiliriz. Anayasalar, işkenceyi yasaklaya dursun. Bu süre işkencedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder