Tiny Book

7 Mayıs 2016 Cumartesi

George Orwell'in Distopyası,1984..

                                     
  •                                                    Tür: Bilim Kurgu, Distopya, Klasik
                                                       Orijinal Adı: Nineteen Eighty-Four
                                                       Yayınevi: Can Yayınları
                                                       Çeviri: Celâl Üster
                                                       Basım Yılı: 2014
                                                       Sayfa Sayısı: 352


Nisan ayının sonunda okumaya başladığımız kitaplardan bir diğeri  Bin Dokuz Yüz Seksen Dört/George Orwell 'di.Bu kitabı aslında uzun zamandır okumak istiyordum fakat sürekli erteliyordum.Sebebiyse bence bazen bazı kitaplar için belli bir seviyeye gelmeniz gerekir; ben bu kitabı da o şekilde düşünüyordum.Fakat bu kadar beklettiğim için de pişman olmadım değil ^^ Neyse ki çok güzel bir etkinlik başladı da okuyabildim.Her ay bir kitap okuyoruz ve o ayın son günü katılan herkes yorumlarını paylaşıyor.Etkinlik için tık tık (hehe evet ben biraz geç kaldım ama bir mazeretim var geç başlamıştım :D :D )


George Orwell harika bir distopya yaratmış kendine.O kadar güzel detaylandırmış ki ben okurken zaman zaman distopya olduğunu unuttum.
Kitabı çok spoiler vermeden anlatmaya çalışacağım.1984 yılında dünyada sadece 3 ülke kalmıştır ve bunlardan biri Okyanusya'dır. Kitapta Okyanusya'da yaşayan Winston Smith'in hikayesi anlatılıyor.Doğru olan şeyin Parti tarafından belirlendiği aksini düşünmenin bile suç olduğu bir dünya burası..

Okurken korkunç bir biçimde bugünkü dünyaya ne kadar benzediğini farkettim.Mesela kitapta 'yeni söylem' adında bir terim var.Yeni söylem Parti'nin en büyük ideolojilerinden biri.Peki ne işe yarıyor? Okyanusya'da konuştukları dildeki -yani eskisöylem- sözcükleri azaltıyorlar.Yerine anlamları daha da daraltarak insanların düşüncelerini kısıtlamayı amaçlıyorlar.Mesela bunu günümüze çok benzettim ben.Şu anda da kullandığımız sözcük sayısı o kadar çok azaldı ki.. Tabiki kitaptaki gibi kasıtlı değil fakat yabancı sözcükler hayatımıza girdi ve yaşlı biriyle konuşan zamane gençleri (!) konuşmanın malesef ki %70ini anlamıyorlar.(kendimizi bu işin içine katmazsak olmaz tabiki o kadar kötü olmasak bile) Birbirimizi anlamamamız -daha doğrusu anlayamamamızın - nedenin bu olduğunu düşünüyorum.Çünkü kullandığımız sözcük dağarcığı azaldıkça hissettiklerimizi bırakın karşımızdakinin anlamasını kendimiz bile anlayamayız ki.(Evet burda tam olarak kamu spotu oldum :D :D) Ben kitabı okurken bunları düşündüm peki siz ne düşünüyorsunuz ? :)

NOT : Kitaba tekrar dönecek olursak mutlaka okuyun ve okutturun :)
Kitaptan Alıntılar :
Geleceğe ya da geçmişe,düşüncenin özgür olduğu,insanların birbirinden farklı oldukları ve yapayalnız yaşamadıkları bir zamana;gerçeğin var olduğu ve yapılanın yok edilemeyeceği bir zamana.

Her davranışın sonuçlarını,o davranışın kendisi doğurur.

NASIL'ını anlıyorum;NEDEN'ini anlamıyorum.

Zekilik kadar aptallık da gerekliydi,ama aptalca davranmak da zekice davranmak kadar zordu.

Geçmişi denetim altında tutan,geleceği de denetim altında tutar;şimdiyi denetim altında tutan,geçmişi de denetim altında tutar.


Kimse devrimi kurmak için diktatörlük kurmaz;diktatörlük kurmak için devrim yapar.

Savaşın asıl yaptığı, yok etmektir;ama ille de insanları yok etmesi gerekmez ,insan emeğinin ürünlerini de yok eder.


8 yorum:

  1. Sanırım hepimiz bu kitabı erteleyip durmuşuz etkinlik öncesinde :) Yorumlarına ben de katılıyorum. Günümüz dünyasına ne kadar çok benzerliği var.

    Mayıs ayı kitabı önerilerini paylaştım az önce. Hangisini okumak isterdin? Yorumlarını bekliyrum ^^


    http://nailartinwonderland.blogspot.com.tr/2016/05/bloggerlar-okuyor-mayis-2016.html

    YanıtlaSil
  2. evet malesef öyle olmuş :D
    ozaman iyiki etkinlik olmuşş :))
    Hemen oyumuzu kullanıyoruz :)

    YanıtlaSil
  3. Ben de birkaç yıldır bekletiyordum bu kitabı. Etkinlik bahane oldu, okumuş oldum. Cidden insanı sarsan, etkileyen bir kitap. Bu yüzden hemen hafif, kafa dağıtan bir kitaba başlamalıyım. Ancak kendime gelirim :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bizce de :( Doğru diyorsunuz en iyisi kafa dağıtan bir kitap okumak :))

      Sil
  4. Ertelemyin güzel şeyleri. Yüreğine sağlık yorum için. Gerçekten artık daha az kelime kullanıyoruz ve daha çok düşündüğümüzü kendimizi daha iyi ifade ettiğimizi belirtiyoruz. Bu nasıl oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ertelelememek lazım hayatı..
      Gerçekten bilmiyorum neden bu kadar az kelime kullanır hale geldik.Herkesin üzerine düşünmesi gereken bir konu bence-her ne kadar düşünmeye zaman bulamasak da (!)

      Sil
  5. ''1984'' ü yıllar evvel ''Hayvanlar Çiftliği'' ile tanıştıktan sonra ingilizce hocamız tarafından zorlayarak okuduk.
    Aklımda kalan sıkıcı ve karamsar yazı stili ile boğucu bir yazarın bana ettiği işkenceden ibaret değildir :))
    Ama velakin o şartları baz almayarak yakında yine (yeni yeniden) türkçe olarak 40 üstü sükunetim ve olgunluğum ile okumaya karar kıldım. Özellikle bu aralar çok ilgi görüp şaşırtıcı şekilde dünyadaki siyasi gündemi yansıtığı için.
    Tavsiyem ''Hayvanlar Çiftliğini'' de okumanız, hatta çizgi filmini izlemenizdir... Korkmayın, Disney ile uzaktan yakından alakası yoktur...

    Sevgiler, takipteyim <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bize de lisedeyken bazı kitaplar okutturuluyordu.Zorlama olunca sanırım kitap okumanın zevkini alamıyoruz.En kısa zamanda Hayvan Çiftliği'nide okumayı planlıyoruz :) Yeniden okuduğunuzda yorumlarınızı merakla bekliyor olacağız :) Sevgimizle..

      Sil